Hamile olduğumu öğrenen bazı tek çocukluların ilk tepkisi “aaa nasıl cesaret ettiniz? iyi cesaret valla!” oldu
Düşüncem ilk öğrendiğimde de aynıydı, şimdi de aynı
Bunun cesaretle falan alakası yok.
İnsanlar bir olaya tepki verirken öncelikle o kişinin içinde bulunduğu durumu ve şartları düşünmeli, öyle konuşmalı. ”Nerede bizim insanımızda o incelik?” işte o ayrı bir yazı konusu..
Evet, Kaan’dan sonra zinhar ikinci bir çocuk düşünmüyordum. Bu kararımda hem hamileliğim boyunca Gökhan’ın bacağının kırmış olması nedeniyle (5 ay içinde 3 ameliyat)zor günler geçirmiş olmam, hem doğumdan sonra yalnız kalmış olmam, sonrasında annelik-çalışan annelik süreçlerine geçişte başka çocukların annelerine göre kendimi daha zorlanmış hissetmem etkili olmuştu.
Ha bir de; 38 yıllık yaşantımda hiç bir zaman yolda gördüğüm bebekleri sevip,mıncırıp, iç geçirenlerden olmadım. Bekarken de “ahh evlensem de bir yavrulasam” hayallerim de hiç yoktu. Hatta çocuk ağlamasından fena şekilde rahatsız olurdum. Uçakta, restaurantta, deniz kenarında,..bebekli ailelerden köşe bucak nalet nalet kaçanlardan biri de bendim.
İşte yine bu aynı kişi olan ben, ne zaman yeni doğmuş bir bebek görse hüngür hüngür ağlardım. Özellikle yeni doğmuş bebek ziyaretlerinde, hastanelerde..O yavruların çaresizliğine, savunmasızlığına, annesine muhtaçlığına çok üzülürdüm. Hala da üzülürüm. Kendi evladım da olsa hala her yeni doğan bebek gördüğümde gözlerim dolar. Bu başka bir şey!
Ancak benim mevcut sağlık sorunlarım üstüne bu bebeğin geliyor olması bence cesaret değil, gelmek istedi ve geliyor (-inşallah)
Bu bebeğe bunca şeye rağmen “geleceğim” derken kıyamazdım. Kıyamazdık.
Diyorum ya herşey bir yana benim ve bebeklerimin sağlıkları yerinde olsa 3.yü de yapardım.
Artık bende, gelen her bebeğin bir önceki bebeğin sevgisini de katmerlediği hissi hakim olmaya başladı. Sanırım bütün bunlar ondan..
Sözün özü; cesaret falan değil!
Biz bu bebeği istiyoruz.